Yemek


Yemek yapmayı ve yemeyi seven birisi için, yabancı bir ülkede yaşamanın bir iyi bir de kötü yanı var. İyi yanı, çok farklı değişik lezzetlerle tanışma imkanı olması. Özellikle de benim yaşadığım yer gibi oldukça kozmopolit bir yerde iseniz, her kültüre ait yemeklerden tatmak, hatta biraz maceraperest davranıp bunları yapmaya çalışmak olası.

Gurbette olmanın kötü tarafı ise, bazı şeylerin burada olmaması, ya da olanların Türkiye’deki orijinalleriyle alakası olmaması. Amerika’da Adana Kebap yiyen varsa ne demek istediğimi anlayacaktır.  Bu nedenle, kozmopolitliğin getirdiği farklı yemek maceraperestliğine, bildik lezzetleri tuhaf malzemelerle yakalama çabasının zorluğu ekleniyor. Kimi gün mutfakta Thai yemeği yapmaya çalışırken, kimi gün biraz olsun gerçeğine benzer bir simit yapma projesine giriştiğim oluyor. Eğer bunları yazmazsam, bir yaptığım bir daha yapamıyorum.

Ayrıca, kısa bir süredir, eski usül deftere yazdığım temek tariflerini dijital hale getirme hedefim var. Bakalım…

Aşağıdaki bağlantılar sayesinde, yemek maceralarıma doğrudan ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply