Türkiye’de kadın olmak: #sendeanlat 2


Sen de anlat!

Sen de anlat!

Bir süredir Türkiye haberlerini güncel olarak takip etmemeye çalışıyorum. Birkaç nedeni var, birincisi okuduğum her haberden sonra sinirim bozulması ve günlerce sürmesi. İkincisi zaten uzak olmak nedeniyle birşey yapamıyor olmak. Üçüncüsü de, orada olsam bile fazla birşeyi değiştiremeyeceğimi bilmek. Ayrıca, ABD vatandaşı olmaya ramak kalan şu günlerde artık burada yaşayan biri olarak buranın sorunları, buradaki gündemi takip etmeye çalışıyorum doğrusu. Türkiye’yi sevdiklerimin orada olması haricinde kapanan bir sayfa olarak görme çabasındayım. Ama her zaman olmuyor, olamıyor.

Gene haberlere baktım, dayanamadım. Bu defa gündem gerçekten korkunç. Gencecik bir kız, tecavüz edilmiş, sonra öldürülmüş, sonra da yakılmış. Hem de dindar ve vatansever geçinen bir erkek sürüsü tarafından. Okudukça fena oluyorum. Dolmuşa binmiş, dolmuşta tek kalmış. Dolmuş şoförü güzergahtan çıkmış, kızcağıza saldırmış… karşı koyunca öldürmüş.  Daha okurken bir kadın olarak Türkiye’de yaşadıklarım aklıma geldi, kaç dolmuşa taksiye gece vakti ürkerek bindiğimi, kaç yerde tacize uğramaktan korktuğum için ya yolumu, ya kıyafetimi değiştirdiğimi anımsadım.

Sabah uyanınca dev bir kadın hareketi gördüm Twitter’da. Tüm kadınlar tek yürek olmuş, haykırıyorlar: #sendeanlat Erkeklere, Türkiye’de kadın olmanın nasıl birşey olduğunu anlatıyorlar. Acı olanı şu, yaşanan deneyimler o kadar aynı ki. Okudukça kendi yaşadıklarım aklıma geldi…

sendeanlat

Örnekler o kadar çok ki…. saymakla bitmiyor: Mesela çarpıntı nedeniyle muayene olmak için gittiğimde üzerimi soyup kalbimi dinledikten sonra “Sende kalp yok, ama sen adamı kalpten öldürürsün” diye gevrek gevrek gülen doktor var…

Hasta olup muayeneye geldiğinde, ben tansiyonunu ölçmeye çalışırken beyaz önlüğümün V-yakasından içeri bakmaya çalışan  (ilk seferden sonra yakamı flasterle tenime yapıştırmayı öğrendim), ya da iğne yaptırmak için çamaşırını sıyırıp mecburen poposunu ellerken gevrek gevrek gülen ve yılışık yılışık “eliniz de çok hafifmiş doktor hanım” diyen hasta var…

Üniversite sınavı için dersaneye giderken ben otobüste otururken omuzuma genital organını dayayıp, otobüsten indikten sonra takip edip ‘arkadaşlık’ teklif eden öküz var…

İlkokuldayken dersane yolunda beni her gün aynı köşede bekleyen ve dersaneye kadar takip eden iğrenç pedofil var…

İstanbul’da iş dönüşü oturduğum apartmanın asansörüne binen ve asansörde bayılma numarası yapıp üzerime devrilen ve sonra benimle aynı katta inip fenalaştığı için kapıyı açıp kendisine su vermemi isteyen sinsi sapık var. (Kendi evime girmek yerine komşunun evinin kapısını çaldıktan sonra komşunun iri yarı kocasının su getirmesine gerek kalkmadan birden iyişeşerek apartmanı aniden terk etmişti!)…

İş toplantısında bütün toplantı boyunca yüzüm yerine göğüslerime bakan adam var…

Toplantıya etekle girdiğimizde masanın altında cep telefonu kamerasıyla kilodumuzun ve apış aramızın resmini çekmeye çalışan adam var…

Biz top oynarken denize giren, ve o gelince tüm sitedeki kızların ellenmemek için birden bahane bulup denizden çıktıkları komşunun oğlu var…

Düşündükçe daha da bir sürü olay geldi aklıma. Sadece benim değil, hepimizin aklına gelmeye başladı. Bazılarını o kadar kanıksamış, o kadar normalize etmişiz ki….

Paylaşımlardan çıkan bir diğer inanılmaz şey de şu: kadınlar olarak sanki biri bizi 6-7 yaşlarında karşısına almış ve gerilla taktiği ile erkek tacizinden nasıl kendimizi koruruz öğretmiş. Kimse bizimle konuşmamasına rağmen taktikler geliştirmişiz, nasıl tacize tecavüze uğramayız, sapıklardan nasıl kaçarız hepsine yönelik kung-fu taktikleri öğrenmişiz.

Aşağıdaki liste benim tektiklerim, ama gördüm ki en az yarısından fazlası ortak:

  • Gece geç vakit eve dönülecekse dışarıdan kadın olduğunu çok belli eden kıyafet giymemek. Kafayı boyun arasına çekerek vücudu kamburlaştırmak, sarsak yürümek. Saç uzunsa toplamak, atkuyruğu saklamak, bere veya şapka takmak . Amaç ya cazibesiz bir kadın gibi ya da hatta eğer mümkünse erkek gibi görünmek.

  • Çantada biber gazı ve düdük taşımak. – Evet yıllarca çantamda hakem düdüğü taşıdım ben, bu yıla kadar da taşıyordum.

  • Apartman dış kapısını açarken sağa sola bakınmak, arkanda yakınında biri olmadığından emin olduktan sonra kapıyı açmak, girer girmez de hemen kapamak, kilitlendiğinden emin olmak.

  • Apartman girişinde alt kata inen merdiven varsa, içeri girip kapıyı kapadıktan sonra merdiven boşluğunu kolaçan etmek – ki burada biri saklanmış ve yanlız bir kadının içeri girmesini bekliyor olabilir.

  • Asansöre binecekseniz,  tanımadığınız bir erkek de asansör bekliyorsa direkt merdivenle çıkmak.

  • Siz asansöre bindikten sonra içine erkek girerse kat düğmesine basmamak. Giren adam basıp ineceği katta indikten sonra kendi katınıza gitmek.

  • Peşinize takılmış erkeği atlatmak için yolunuzu değiştirmek, rastgele bir apartmana evinize girer gibi girip apartman boşluğunda takipçinizin gitmesini beklemek.

  • Rastgele bir apartmanın rastgele ziline basıp çıkan kişiye, takipçinizin duyacağı şekilde “anne ben geldim bakkala uğrayıp hemen geliyorum” demek. Ya da direkt bakkala girmek ve takipçinin gitmesini beklemek – bakkalın taciz etmeyeceğine dua etmek.

  • Gece eve giderken peşinize birinin takıldığını anlayınca ulaşabileceğiniz bir arkadaşınızı aramak ve kendi eviniz yerine onun evine gitmek ya da onunla buluşmak.

  • Mesaiye kalıp işten geç çıkıyorsanız, bindiğiniz taksinin plakasını şirket güvenliğine bırakmak.

  • Taksiciden kıllandığınızda arkadaşınızı arıyormuş gibi yapıp bulunduğunuz yeri anlatmak ve kabaca bindiğiniz taksiyi yüksek sesle tarif etmek.

  • Dolmuşta tek kalacağınızı fark ettiğinizde diğerleri ile birlikte ineceğiniz duraktan önceki durakta inmek. Yürürsünüz ziyanı yok.

  • Lise yıllarında otobüse irice bir çengelli iğne ile binmek – kullandım evet!

  • Otobüs veya dolmuşa binmek için yol kenarında beklerken önünde yavaşlayan, duran eli veya başıyla yavşak yavşak gülerek “gel” işareti yapan adamları görmezden gelmeye çalışmak, göz göze gelmemek için kolundaki saate veya otobüs yoluna bakmak.

  • Yolda yürürken kafayı öne eğip asık bir yüzle sabit  bir şekilde kaldırım taşlarına bakmak, hiç bir söyleneni duymamış gibi yapıp kimseyle göz göze gelmemeye çalışarak yapıp hızlı hızlı yürümek.

 

Liste uzuyor düşündükçe, burada kesiyorum…

Bunları kadınlar olarak hepimiz yaşadık, halen de yaşıyoruz. Ayrıca bütün erkekler de sapık değil, bunları bugün okuyunca şoke olan ve kadınların her gün yaşadıkları, artık normalleştirdikleri bu refleksleri duyunca kendinden utanan pek çok iyi insan, iyi erkek de var. Ama hepimizin ortak bir suçu var sanırım: ister istemez bunları kanıksamışız. Normalize olmuşuz, erkekler bunların zaten farkında değil, kadınlar olarak da bu davranışları günlük hayatımızın bir parçası haline getirmişiz, ne kadar absürd olduğunu aramızda bile konuşmaz olmuşuz.

Bu nedenle, bugün açılan #sendeanlat hashtaginin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Kadınlar! Anlatın, herkes duysun, herkes bilsin.

Erkekler! Okuyun, neler yaşadığımızı görün. Tenha bir sokakta önünüzden yürüyen kadın hızlanırsa neden hızlandığını artık biliyorsunuz, siz yavaşlayın. İstemeden de olsa bizi tedirgin edecek şeyler yapmayın, bize destek olun, konuşurken dekoltemize değil yüzümüze bakmayı öğrenin.

Anne baba iseniz üzerinize düşen şey daha da büyük: çocuklarınıza bunların normal olmadığını öğretin. Peşlerine biri takıldığında, kendi yaptıklarının hatalı olmadığını, utanmamalarını, sizin onlara kızacağınızdan korkmamalarını öğretin. Kendilerinin masum, ama takipçilerinin pislik olduğunu bilsinler. Başlarına böyle bir şey geldiği anda kendi kendilerine tanımadık apartmanlara saklanmak gibi gerilla çözüm yöntemleri geliştirmelerine gerek kalmasın. Size güvensinler, size  anlatsınlar.

Ancak bu şekilde, birlikte bu zinciri kırabiliriz.

Susmayın!

 

 


Leave a Reply

2 thoughts on “Türkiye’de kadın olmak: #sendeanlat

  • Hakan Mert

    Kadınların problemleri o kadar büyük ki, Türkiye’de erkek olmanın sıkıntılarını anlatacak bir tane yazı bulamazsınız. Çünkü her zaman kadınların yaşadıkları daha trajedik oluyor ve tek sorunumuz bu oluyor ne yazık ki. Neyse..

  • Volkan

    Hakan Mert’e katiliyorum. Ayrica erkekleri agactan toplamiyoruz, herhalde onlari da yetistiren bir anne var. Ayrica amerika baskan adayi olan adamin yaptigi kadina karsi rezillikler bu sorunun sadece Turkiye’nin degil, global bir sorun oldugunu da gosteriyor. Neyse…