Gündem


3
Birkaç gün önce Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü. Her yıl olduğu gibi bu yıl da herkesler feminist kesildi, facebook’ta kutlamalar uçuştu, twitter’da ard arda kadınlar övüldü, yad edildi falan… Arada birkaç denyo “Emekçi Erkekler Günü neden yok ama, bu cinsiyetçilik değil mi peki?” diye sordu gene adet olduğu üzere. “Emekçi Erkek Günü”ne niye ihtiyacınız yok biliyor musunuz? Çünkü her tür profesyonel alanda, gerek […]

Saçı uzun, aklı kısa (mı?)


2
Bir süredir Türkiye haberlerini güncel olarak takip etmemeye çalışıyorum. Birkaç nedeni var, birincisi okuduğum her haberden sonra sinirim bozulması ve günlerce sürmesi. İkincisi zaten uzak olmak nedeniyle birşey yapamıyor olmak. Üçüncüsü de, orada olsam bile fazla birşeyi değiştiremeyeceğimi bilmek. Ayrıca, ABD vatandaşı olmaya ramak kalan şu günlerde artık burada yaşayan biri olarak buranın sorunları, buradaki gündemi takip etmeye çalışıyorum doğrusu. Türkiye’yi sevdiklerimin […]

Türkiye’de kadın olmak: #sendeanlat



8
Bu sene, Mayıs ayından beri inanılmaz yoğun bir tempo içindeyim. Aslında kendime söz vermiştim bu yıl daha üretken olacağım, daha sık yazacağım diye ama olmadı. Gerçi üretken olmadığımı söyleyemem, oldukça büyük bir projeyi hakkıyla kotardım, hatta sayesinde bir iş değişikliği arifesindeyim. Ama insan günde 14-15 saat çalışınca yazı yazacak mecali kalmıyor pek. İşler normal haline girerken, halen tam birşeyler yazacak […]

Okunası kitaplar


1
8 Kasım 2013 tarihinde, bugüne dek dünya tarihinde kayde geçmiş en şiddetli kasırga, Filipinler’i vurdu…. Zaman zaman hızı 320 km/saatie ulaşan rüzgar ve şiddetli yağmurla seyreden Haiyan Kasırgası Filipinler’in Tacloban bölgesinde çok şiddetli hasar meydana getirdi. Şu anda 2.000 kişinin yaşamını kaybettiği kesin olarak açıklanmış durumda, ancak ölü sayısının 10.000 civarına çıkacağı öngörülüyor. Yaklaşık 9 Milyon insan Kasırgadan etkilenmiş, yüzbinlerce […]

Filipinler’e yardım eli uzatın…



3
Disney’in prenseslerine olan ilk gıcıklığım, 1989 yılında Küçük Deniz Kızı filmini seyretmemle başlamıştı. Hans Christian Andersen’in masallarını çok seven ve kitabını defalarca hatmetmiş bir çocuk olarak, öykünün Disney adaptasyonunu seyretmeye gittiğimde çok heyecanlanmıştım. Ama filmin sonunda, Ariel ile prens evlenince dumur olup, film salonundan isyanla çıktığımı anımsıyorum. Zira öykünün orjinalinde, prens bir başkasıyla evlenir, Ariel önce karısının kollarında uyuyan prensi […]

Prensesleştirebildiklerimizden misiniz?